dostoyevski ile ev arkadasi olmak

başta ilgi çekici daha sonra insanı depresyona sürükleyici bir durum olasa gerektir.

tomurcuk

bazı canlılarda tomurcuk benzeri çıkıntılar gelişir. bu kısımlar ayrılarak yeni canlıyı oluşturur.bu kısımlara verilen addır.

kotu bir gun gecirmek icin gerekenler

sıkıcı bir işe mevcut bir depresyona sahip olmak.

leyla ile mecnun

konuşma şekilleri süper olan dizi.

ramizelisa

bölünerek çoğalan ramizin tomurcuğu olduğunu düşünülmekte.

sevgilinin en yakin kiz arkadasi

uygun strateji kullanılırsa çok işe yarar.

ataturk heykelleri

şaman olup tapılası heykellerdir.

askerligin dokuz aya dusmesi

askere gitmeden önce evlenip eşiyle birlikte olan adam dönüşte çocuğu kucağına alabilir gayet.. *

bina ve tesislerden ataturk ismini kaldirmak

iki elleriyle bir şeyi doğrultamayanların kaldırma hevesidir.. iyice yüz bulmuşlardır fakat eşeğin kulağıyla oynamamak gerekir..zira eşeğin hoşuna gidebilir ve huylanabilir.

bunalgul bunalan

bugün itibariyle yeniden yazmaya karar veren yazar..gammazlayadabilir.

tayyip erdogan in turk telekom arena yi terk etmesi

<bkz: açaydim gollarımı gitme diyeydim>

ramiz

ramiz kanser gibidir. rahatsız eder, insanı işkillendirir,insanın damarına basar. ilaç tedavisi uygularsın vücuttan atarsın kılık değiştirir gene gelir. sözlüğe katılan yeni yazarlar bir süre ona saydırdıktan sonra bundan sıkılır sallamamaya başlar. bumerangtır ramiz.. sözlükten atarsın ramiz2,ramiz3 olur falan geri gelir.. sallanmaması gereken biridir. öyledir o çünkü. hatta öyle böyledir.

komunistlere potansiyel vatan haini gozuyle bakmak

tüm ideolojiler toprak üzerine kurulu olduğundan ve bir vatan bilinci barındırdığından yanlış olan bakış açısıdır. hatta bakış açısı değil, cahilliktir.

4. tayyip

<bkz: genç tayyip> *

gelismis bir ulke olarak turkiye

gelişmek derken şimdi çeşit çeşit gelişim var .her şeyin bir gelişimi olabilir. boy uzaması bir gelişimken , kanser hücrelerinin vücuda yayılması da bir gelişimdir. bir şeyin geliştiğini söylemek için geçmişe bakmak gerekir. bu durum bir ülke için söz konusu olduğunda o ülkenin de geçmişine bakılır. peki o ülkede yaşayan bir vatandaş bunu nasıl anlar.. zekasında sorun yoksa efendim bir bakar etrafına.. ülkesinde okuma oranı neymiş ne olmuş, alım gücü neymiş ne olmuş, üretimi eskiden ne kadarmış şimdi ne kadarmış, işsizlik oranı ne kadar olmuş? , eskiden beri aldığı bir şeyi eskiden bütçesinin yüzde kaçıyla alıyormuş şimdi ne kadarıyla alıyormuş?

"gelişmiş bir ülke olarak türkiye " diye bir ülkeden taktir edersiniz ki bu sebepten dolayı bahsedemeyiz. türkiye kurtuluş savaşı'nı yaptığı günlerden sonra , evet, gelişti. hiç gelişim göstermediğini söyleyemeyiz tabiki. fakat ideolojileri bir kenara bırakırsak..türkiye iki cümle önce yazdığım döneme göre gerilemektedir.

bu gerilemenin , geri kafalılık olmasını bir kenara bırakalım, türkiye de hangi ideolojiyle yönetilirsek yönetelim , bir gerileme içerisinde (ki bu duraklama bile değildir) bulunduğumuzu söyleyebiliriz.

su nezih ortami kufurleriyle pic eden yavsaklar

alçalmanın dibidir artık. sözlük ortamı böyle bir şeydir işte. kazık kadar adamlar tanınmamanın verdiği rahatlıkla , zekice espriler yaptıklarını sanarak,seviyelerini aşağıya çekerler. belki de hep aşağıdaydılar onu da bilmemekle birlikte..bu şahısların aldıkları terbiyede göz önünde bulunmaktadır. bir de bunların sözlük ortamında ana avrat küfredip normal de bir kızın yanında küfrettiklerinde utananları vardır. hepsine aferim..

anne kiz diyaloglari

taze taze biraz önce geçen konuşmadır:

annem: bunalgül bana üçü bir arada aldın mı?
b: hayır annem unuttum ya kusura bakma..
annem: ha yani üçün birini aldın keh keh keh
b: terbiyesiz kadın..

ilk anayasanin en onemli ozelligi

mustafa kemal atatürk tarafından yazılmış olması.

bilim insanlarinin ekseri ateist olmasi

yanlış bir genellemedir.şimdi fizikle uğraşan biri olarak.size din ve tanrı için düşüncemin şu olduğunu söylesem:
tanrı insanlardan ,ona inanan insanlar güç alan ve büyüyen pozitif bir toplu bilinçtir. hemen kızmayın.. şimdi..
beyin sinirlerden oluşmuş bir yapıdır. sinir hücreleri arasında iletim elektriksel ve kimyasal olarak gerçekleşir. bir enerji başka bir enerjiye dönüşebildiğinden beyin bu enerjiyi evrene yayabilir. yaydığı bu enerji azalabilir veya çoğalabilir. buraya kadar anlattığım her şey bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
gelelim tanrıya..
tanrı mı insanları yarattı yoksa insanlar mı tanrıyı yaratmıştır bu konuda şüphelerim var. ama bu süreç düz bir çizgiden ziyade bir daire de olabilir.yani belki başı ve sonu aynıdır.
tanrı,allah,göktanrı,zeus..vs vs. dünya üzerinde dinler değişse de her zaman bir tanrı'nın olma sebebi bana göre budur. insanlar ne şekilde dua ederlerse etsinler, mucizeler,rastlantılar ,iyi ve kötü olaylar yaşamalarının sebebi budur. çünkü toplu bilinç insan var olduğu sürece var olmuştur.
burada bir şeye daha dikkatinizi çekmek istiyorum.insan kötü olaylar da yaşar, evet. ve bazı insanlar şunu sorarlar kendilerine " tanrı bana bunu neden yaptı, tanrı neden filistin'deki bebeklerin ölmesine izin veriyor".. izin veriyor çünkü dünya üzerinde o bebeklerin ölmesini isteyen ve bebeklerinin ölmesinden korkan insanlar var.
kuran'da dünya üzerinde inanan insanların kalmadığı gün kıyametin kopacağı söylenir. neden? çünkü tanrı ve din pozitif düşüncenin yani pozitif enerji ve güzelliklerin en büyük temsilcisidir. dünya üzerinde negatif düşünce hakim olduğunda dünya yok olur.
kendimize özgü düşüncelerimizin olduğu gibi gayet de bu mantıkla toplu bilincin kendine göre yargı ve mukafatlandırma bilinci var olabilir. bu nedenle cennet ve cehennem de bu şekilde oluşmuştur belki. ve şeytan negatif düşüncenin ta kendisidir.
sonuç olarak amatör bir bilim insanı olarak.. size tüm bunları daha uzun uzadıya anlatmak isterdim ki ..sıkıldım.. tanrının varlığına inanıyorum. bu durumda sanırım ateist olmuyorum. başlangıcı ne olursa olsun bir tanrının varlığı şüphesizdir.
bir bilim insanı deist olabilir. ama ateist olamaz. kim bilir bilim daha ilerlerse deist de olamaz. oturduğumuz yerden genellemeler yapacağımıza iki düşünelim bir konuşalım.

nasilsaniz oyle idare edilirsiniz

<bkz: herkes hakkettiğini yaşar>